Dün Edirne sevinçli günlerden bir tanesini yaşadı.Evleri olmayan , ev sahibi olacak bir çok kişinin kiradan kurtularak ev hayali için kura töreni düzenlendi.Bu kura çekimi sırasında Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın yaptığı konuşma her taraf kendine göre çekti ve yorumladı.
Siyasette nezaketin ve kurumsal iş birliğinin giderek azaldığından yakınılan bir dönemde, Filiz Gencan’ın Bakan Murat Kurum’u kamu hizmetine katkıları nedeniyle teşekkür etmesi aslında eleştirilecek değil, örnek gösterilecek bir tutumdur. Buna rağmen bazı yorumların bu davranışı tartışma konusu yapması, Türkiye’de siyasetin hâlâ gereğinden fazla kutuplaşmış bir algı üzerinden okunduğunu gösteriyor.
Oysa belediyecilik ideolojik rekabet alanı değil, hizmet üretme alanıdır. Bir kente yapılan yatırımın hangi partiden geldiği değil, vatandaşa ne kazandırdığı önemlidir. Yerel yönetimlerin merkezi idareyle uyum içinde çalışması, özellikle altyapı, konut ve çevre projelerinde şehirlerin hızla gelişmesini sağlar. Bu nedenle bir belediye başkanının katkı sunan bir bakana teşekkür etmesi, siyasi taviz değil kurumsal sorumluluktur.
Bazı çevrelerin bunu parti içi disiplin veya siyasi çizgi tartışmasına dönüştürmesi, siyaseti sıfır toplamlı bir rekabet olarak görme alışkanlığından kaynaklanıyor. Oysa gelişmiş demokrasilerde farklı partilerden yöneticilerin ortak projelerde birlikte görünmesi son derece normaldir. Bu durum ne muhalefeti zayıflatır ne de iktidarı güçsüz gösterir; aksine devlet yönetiminde süreklilik ve olgunluk mesajı verir.
Bu tartışmalarda sık olarak çevremdeki herkese verdiğim örneklerden biri de Kayseri’dir. Türkiye’de bu şehir, yerel yönetim ile merkezi idare arasındaki uyumun yatırım ve kalkınmaya nasıl yansıyabileceğinin simgesi olarak anılır. Elbette bir şehrin gelişimi yalnızca siyasi ilişkilere bağlanamaz; ekonomik yapı, üretim kültürü ve yerel yönetim becerisi belirleyici unsurlardır. Ancak güçlü iletişim kanallarının projeleri hızlandırdığı da inkâr edilemez bir gerçektir.
Kaldı ki siyaset liderlerinin örneğin Özgür Özel gibi aktörlerin en çok vurguladığı konulardan biri de yerel yönetimlerin halka hizmette öncelik tanımasıdır. Hizmet üretimine katkı sağlayan bir merciye teşekkür etmek, bu ilkenin pratikte uygulanmasından başka bir şey değildir.
Sonuç olarak ortada kriz değil, olması gereken bir tablo vardır:
Rekabet sandıkta yapılır, hizmette değil.
Siyaset kürsüde sert olabilir, ama şehirler için iş birliği her zaman kazandırır.







