SENARYOLARDA KADINA BAKIŞ
Bedia Mutlu Mirzabey

Bedia Mutlu Mirzabey

Sıkılmak Ve Keşfetmek

SENARYOLARDA KADINA BAKIŞ

25 Kasım 2020 - 00:41

                      Yıllardır  izlediğimiz sinemaları  ,dizileri , tiyatroları  şöyle bir hatırlayalım …. Genelde kadınlar nasıl anlatılırdı?   Fedakar anne olmasının dışında başka hangi yönleri anlatırdı biraz hafızanızı zorlayın!
                     İzlediğimiz şeylerin yerli veya yabancı olması önemli değil! Kadın oyuncu büründüğü rolde genellikle; yardıma muhtaç, asalak, akıllıca düşünemeyen, hatta aptal,   çoğunlukla her şeyi berbat eden, teknolojiyi iyi bilmeyen, araç dahi kullanamayan, cinsellik dışında hiçbir işe yaramaz varlıklar olarak gösterilmektedir.
                       Senaryo yazarı düşüncesini karakterler üzerinden izleyiciye sunar.  Senaryo yazmadan önce hikaye ve bu hikayede ki karekterler zihinde oluşturulur. Yazarın cinsiyet ayrımcılığı düşüncesi tam da burada devreye girer.  Tek istisnası, gerçek  öykülerde ve  karakterlere değil, öyküye odaklanıyorsa  gerçek düşüncesini ortaya koyamayabilir. Yine de   gerçek öyküler dahi topluma verdiği mesajlarda  dikkatli davranmalıdır. Diziler filmler çok geniş bir kitleye hitap ettiği gibi ,toplumu etkisi altında bıraktığı da unutulmamalıdır. Çok büyük bir sorumluluktur.  Görsel medya  adeta toplumun eğiticisi olmuştur.
                İstisnalar olsa da      filmlerde , dizilerde tiyatrolarda , stand uplarda  kadının hep duygusal kararlar veren mantığını kullanamayan birey olarak gösterilmeye çalışılmaktadır.  Seyredenleriniz  hatırlar , Al yazmalım selvi boylum filminin senaristi Ali ÖZGENTÜRK   kadın karakteri  Türkan Şoray’a final sahnesinde  duygularına değil mantığına göre tercih yaptırması  bence  yeşilçam  tarihinde kadına  yeni bir bakış açısı getirdi.   
                  90 lı yıllara gelince  kadına zekası ve çalışkanlığı ile hakkettiği  rol  senaryolarda  yer   verilmeye başlandı. ‘ Bir Demet Tiyatro’  da Lütfiye ve Feriştah Yenge karakterlerini hatırlayın!  evde söz sahibi  olan güçlü kardeş ,akıllı eş  olan lütfiye  çok zeki bir kadındı. Kıvrak zekası ile  verdiği   cevaplar ince espriler   çok başarılıydı. Kadını  cinsiyet ayrımcılığı yapılmadan işleyen   tiyatro eseriydi. Bu eseri  izlerken tabii ki senaryosunu yazan kişinin kadın hakkında ki düşüncelerini görüyorduk.  Yıllar geçtikçe  Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı tüm  senaryolarda kadına hak ettiği rolü  vermesi çok  önemlidir. Sen hiç ateş böceği gördün mü ‘’ bir kadının  toplum baskılı hayatını  hayallerini ’ anlatması, Haybeden gerçeküstü aşklar’  gösterisinde   diyaloglarla  toplumda erkek egemen düşünceden  kurtulmak için verilen  mücadeleyi görürsünüz. Kadının toplumda olması gereken yerini ve bir kadını zeki görmenin korkutucu bir şey olmadığını topluma öğretmeye çalıştı. 
             İnternette arama motorunda güçlü kadın filmleri diye yazdığınızda çıkan rakam otuzu ancak geçebilmektedir.  Bu tip filmler yapmak  film yapımcıları için  kazanç açısından   riskli olsa gerek  ki  az çekildi çünkü erkek izleyiciyi mutlu etmek  çabası ağır basmaktadır. Kadını  zayıf göstermenin yanlışlığı ancak erkeğin kadının gücünü kabul etmesiyle ortadan kalkacaktır.
              Kadın annedir, bacıdır, eştir,   arkadaştır ve yoldaştır, değerli sanatçı Neşet Ertaş’ın güzel sözüyle ‘’ kadın insandır biz insanoğlu ‘’ …
                                                                                Bedia Mutlu Mirzabey
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum